top of page

Da Vinci Robotik Cerrahi Sistem Yardımlı Ameliyatlar Bursa'da ilk kez Doruk Nilüfer Hastanesinde Jinekolojik kanserlerin ameliyatlarında uygulanmaya başlandı.

Robotik cerrahi teknolojileri jinekolojik operasyonlarda, Dünya'da en gelişkin merkezlerde, son 15 yılda yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu teknolojiler arasında en öne çıkanı Da Vinci robotik cerrahi sistemidir. Tarihsel olarak bütün teknolojilerde genellikle 10 yıl sonrasında maliyet azalması gibi nedenlerle yaygınlık kazanırken Da Vinci Cerrahi sisteminde yüksek teknoloji yatırımlarının çok yüksek olması ve gelişkin alternatiflerinin olmaması nedeniyle sadece ekonomik gücü yüksek olan ülkelerde en gelişkin merkezlerde kullanımı sınırlı kalmıştır. Ufak bir gecikme ile nihayet Da Vinci robotik sistemini Jinekolojik kanser ameliyatlarında Bursa'da Doruk Nilüfer Hastanesinde uygulamaya başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yazımızda tarihsel arka planını kısaca anlatmaya çalışacağım.

Robotik sistem Bursa'da Jinekolojik Kanserlerde ilk kez uygulanmaya başlandı
Da Vinci Robotik Cerrahi Bursa'da ilk kez Doruk Nilüfer Hastanesinde Jinekolojik Ameliyatlarda uygulanmaya başlandı

19. Yüzyılda uygulanmaya başlanan geleneksel ilk açık cerrahi ameliyatlarda mortalite oranları

%30–40’lara kadar ulaşmaktaydı. Aseptik tekniklerin gelişmediği bu dönemde enfeksiyon ve kanama en

sık ölüm nedeniydi. Eski tarihlerde Ameliyat demek ancak nihai sonucun kesin ölüm olduğu durumlarda son şans bir kurtarma yöntemiydi. 19. yüzyıl ortalarında Joseph Lister’ın antisepsi prensiplerini

tanımlaması ve 1846’da eter ile ilk modern anestezinin uygulanmasıyla mortalite oranlarında

belirgin düşüşler görülmeye başlandı. 20. yüzyıl başlarında kan transfüzyonu ve antibiyotiklerin eklenmesiyle açık cerrahinin güvenliği arttı ancak büyük kesiler nedeniyle iyileşme süresi uzun kalmaya devam etti. 1980’li yıllarda laparoskopik sistemlerin gelişmesiyle daha küçük kesilerle operasyon yapma dönemi başladı.Tabi bunun ilk gelişim süreci ise yavaş olmuştur. Büyük kesiler yerine bir cm gibi küçük kesilerden uzun aletlerle ameliyat yapma fikri herkes için cezbediciydi fakat teknolojik gelişim ise kıstıtlıydı.20 yüzyıl başlarında, idrar kanalı ve ağız gibi doğal deliklerden ve göbek deliğinden ilk görüntüleme çabaları, mum ışığı veya sıcak ampul ile aydınlatma çabaları ile teknolojinin yetersizliği ile

fazla bir gelişim gösterememiştir. Delikten merceklerle karın içerisine bakma fikri gelişimini

kısıtlayan faktörler olmuştur. Fakat 50 yıl sonrasında yüksek çözünürlüklü video görüntüleme

teknolojileri ve fiber optik soğuk ışık kaynaklarının gelişimi ile beraber devrimsel bir dönüşüm

başlamıştır. Bu gelişim ile beraber 21. yüzyılın başında artık bütün cerrahi bilim dallarında

birçok ameliyat laparoskopik olarak yapılmaya başlanmıştır. Jinekolojik ameliyatlarda rahim

kanseri, yumurtalık kist ameliyatlarında ilk tercih ameliyat yöntemi olmuştur. Gelişmiş

ülkelerde jinekolojik ameliyatların büyük çoğunluğu artık laparoskopik yöntemlerle

yapılmaya başlanmıştır. Büyük göbek altını ve üstünü içeren dev bir kesi yerine göbek

üstünden 1cm kesi ile kamera yerleştirilmesi ve karın yan taraflarından 2 veya 3 tane 0.5 cm

deliklerle elektrikli mühürleme ve kesme aletlerinin kullanımıyla beraber ameliyatlar artık

daha az kanama ile ve daha hızlı olarak yapılıyor ve bu sayede ameliyat sonrasında hastalar

için daha az ağrı ve daha hızlı toparlanma dönemi ile kısa bir sürede normal hayata dönüş

sağlanıyor. Bu yöntem açık cerrahiye göre ameliyatlarda devrimsel bir fayda sağlamıştı ama

hala eksikleri vardı. İki boyutlu görüntü olması derinlik algısı gerektiren bazı ameliyatlarda

kısıtlama getiriyordu ve elin titremesi uç tarafta daha fazla zorluklar yaratabiliyordu.

Milenyumun başında robotik cerrahi sistemleri geliştirilerek laparoskopinin kısıtlı

hareket kabiliyeti ve iki boyutlu görüntü sorunları giderildi. 2005’ten itibaren Da Vinci sistemi

ile jinekolojik operasyonlarda daha hassas ve ergonomik kapalı cerrahi

dönemi başlamıştır. Robotik sistemlerde, laparoskopik ameliyatlarda ki gibi açılan küçük

kesilerden robotik kollar yerleştiriliyor fakat farklı olarak cerrah oturarak bir konsolün başında

3 yöne hareket eden kollar sayesinde ve 3 boyutlu görüntü sayesinde daha ergonomik bir

şekilde ameliyat yapılmaktadır. Üç boyutlu görüntü sayesinde sanki açık bir ameliyat ile

benzer doğal bir görüntü sağlanmakta ve robotik kollar olması sayesinde de el titremesi

olmadan daha güvenli cerrahi yapılabilmektedir. Jiinekolojik kanser ameliyatlarında büyük

ana damar etrafında lenf nodu disseksiyonu gerektiren ameliyatlarda, lenf düğümlerinin daha

kontrollü bir şekilde damarlara zarar gelmeden toplanması işleminin daha az risk ile ve

güvenle yapılmasını kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda robotik sistemlere entegre infrared

kamera sistemi olması sayesinde rahim kanserlerinde sentinel lenf nodu ameliyatları

yapılabilmektedir. Artık gelişmiş ülkelerde rahim kanseri ameliyatlarında standart bir yöntem

olan sentinel lenf nodu konsepti; Geleneksel rahmin lenf bezi akışını sağlayan karın

içerisinde alt kısımdan böbreklere kadar onlarca lenf bezlerinin alınması yerine rahmin ilk

aktığı yakın lenf düğümlerinin birkaçının alınması ve bunların daha detaylı ultrastaging

patolojik incelemesi ile kanser evrelemesinin yapıldığı bir yöntemdir. Bu sayede daha kısa

sürede ve daha az risk ile ameliyat yapılabilmekte ve hastalarda uzun vadede daha az

bacaklarda lenfödem gibi problemler ortaya çıkmaktadır. Bu sistem her ne kadar geleneksel

laparoskopik sistemlere ek teknolojik cihazlarla yapılabilmekte ise de robotik sistem

sayesinde daha da az risk ile ameliyat yapılması mümkün olmaktadır.

Bir yüzyıldan daha az zamanda kanser ameliyatlarında %30-40 gibi yüksek ölüm

riskinden günümüzde artık onbinlerde 1 den daha az ölüm riski ile ameliyatlar

yapılabilmektedir. Bu tıbbın birçok alanında teknolojik gelişimin bize sağladığı faydalar

sayesinde olmuştur. Gelecekte ise teknolojik trend yapay zeka destekli, milyonlarca olasılığı

saniyenin binde birinde hesaplayabilen ve cerrahın sadece gözetmen olduğu robotik otonom

sistemler de kaçınılmaz olarak ameliyatlarda uygulanacaktır. Bilimin ve teknolojinin kanseri

ameliyat gereksinimi olmadan sadece ilaçlarla tedavi edilebileceği umutlu bir geleceğe kadar

robotik sistemler en iyi yardımcımız olacak.


Sağlıcakla kalın.


Doç.Dr.Mehmet Bayrak

Jinekolojik Onkoloji Uzmanı & Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Da Vinci Robotik Cerrahi sisteminin Jinekolojik kanserlerde avantajları

 
 
 

Yorumlar


bottom of page