Rahim kanseri (Endometrium Ca) ameliyatı nasıl yapılır?
- drmehmetbayrak
- 30 Oca 2021
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Ara 2025
Rahim kanseri ya da tıbbi terminolojide Endometrium kanseri denilince her ne kadar sadece sanki tek bir kansermiş gibi bir izlenim olsa da tedavi ve yönetimi farklı olan birçok alt grubu vardır.
Esas olarak iki ana grupta sınıflandırılıyor. Endometiroid alt grubu en sık karşılaşılan gruptur. Bu tip, yüksek kilolu olan ve tansiyon ile şekerin eşlik ettiği hasta grubunda ortaya çıkmaktadır. Diğer grup olan non-endometrioid grupta en sık seröz endometrium tipi ortaya çıkmaktadır. Bu alt tip kanser grubunda ise bu risk faktörleri genellikle eşlik etmez ve endometiroid tipe göre daha kötü gidişlidir. Seröz endometri

um kanserinde ameliyattan önce akciğer, karaciğer gibi uzak organlara sıçrama olup olmadığının tespiti için öncelikle Tomografi ya da PET/BT denilen görüntüleme testleri istenir. Uzak organ sıçraması yoksa ve ameliyata engel ağır hastalıklar yoksa ameliyat hazırlığı yapılır ve Anestezi doktoru değerlendirmesi ve onayından sonra ameliyat planı yapılır. Ameliyat planı içerisinde eğer kontrolsüz şeker hastalığı ve tansiyon varsa bunların gerekli ilaç değişiklikleri ile kontrol altına alınması gerekmektedir. Ayrıca ameliyat için risk oluşturabilecek daha önceden tanı konulmuş kalp ve damar hastalıkları, akciğer, karaciğer, beyin hastalıkları gibi hastalıklar varsa bunların uzmanları tarafından ameliyat öncesi tekrar değerlendirilmesi bazen gerekebilmektedir. Aspirin, plavix ve kumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlar ameliyat için risk oluşturabileceği için bu ilaçların ameliyattan en az 3-5 gün öncesinden kesilip ameliyat için uygun olan kan sulandırıcı iğnelere değiştirilmesi gerekmektedir.
Rahim kanseri ameliyatı nasıl yapılır? sorusunun cevabına gelirsek, ameliyat kapsamı tümörün Grade denilen derecesi ve rahim duvarında yayılım durumuna (Myometrial invazyon yüzdesi) göre değişmektedir. Rahim ve yumurtalıklar alınmasına ek olarak lenf bezlerinin alınıp alınmaması ve lenf bezlerinin ne yaygınlıkta çıkartılacağı hastadan hastaya ameliyat öncesi PET/BT gibi görüntüleme bulgularına göre ve ameliyat içerisinde ki bulgulara göre değişmektedir. Ameliyat öncesinde ki görüntüleme bulgularında tümörün boyutu ve yayılım durumu ve ameliyat içerisinde alınan rahmin, patoloji doktoru tarafından frozen inceleme dediğimiz yöntemle kesitlere ayrılıp, mikroskop altında incelenmesiyle elde edilen bulgulara göre karar verilir. Bunlara göre ameliyat içerisinde rahim ve yumurtalıklar dışında pelvik ve/veya paraaortik lenf bezlerinin alınıp alınmaması kararı verilir. Ameliyat kapalı (laparoskopik ya da Robotik sistem) ya da açık (karın ortasından dikine kesi) olarak gerçekleştirilebilmektedir. Eğer yaygın tutulum şüphesi yoksa, histolojik tipi uygunsa ve hastanın laparoskopik ameliyat yapılmasına engel bir hastalığı yoksa rahim ve lenf bezlerinin alınması ameliyatının minimal invazif yöntem dediğimiz kapalı yöntemle (laparoskopik ya da Robotik sistem yardımıyla ) yapılması tercih edilen yöntemdir. Günümüzde gelişkin merkezlerde ve uygun altyapısı olan merkezlerde önerilen yöntem Kapalı yöntem ile rahim alınması ve sentinel lenf nodu uygulamasıdır. Kapalı yöntem geleneksel laparoskopik ya da Robotik cerrahi sistem yardımıyla yapılabilmektedir. Kapalı yöntemle olması hastanın ameliyat sonrası nekahat döneminde hızlı toparlanmasını kolaylaştırmaktadır ve daha hızlı bir toparlanma süreci olmaktadır. Özellikle ameliyat öncesi görüntülemelerde ileri evre olmayan rahim kanserleri ameliyatlarında, Laparoskopik sisteme entegre infrared kamera sistemi veya Robotik cerrahi sistemlerde sentinel lenf nodlarını bulmayı kolaylaştıran sistem sayesinde bütün pelvik ve paraaortik lenf nodlarını çıkartmak yerine sadece uydu lenf nodları çıkartılabilmektedir. Bu sayede ameliyat daha kısa sürebilmekte daha az yan etkiler ortaya çıkmakta ve kanama riski daha az olmaktadır. Uzun vade de bu sayede daha az lenfödem gözlenmektedir. Fakat kanser tedavisinde öncelikli olan kanserin güvenle çıkartılmasıdır ve bu yüzden birçok faktör bunda belirleyici olabilmektedir. En önemli faktörlerden biri bu işlemin deneyimli Jinekolojik Onkoloji sertifikasına sahip uzmanlarca yapılmasıdır.
Pelvik ve paraaortik bölgede ki lenf bezleri vücudun hayati ana damarları etrafındaki vücudun bağışıklık sisteminin parçası olan yapılardır. Kanser yayılım yolları içerisinde olduğu için hem kanserin rahim dışına çıkıp çıkmadığının tespiti ve yayılım olduysa tedavisi için değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunların değerlendirilmesi ya geleneksel olarak kasıklardan,böbrek düzeyine kadar ana damarların etrafında ki bütün lenf bezelerinin çıkartılıp patoloji de değerlendirilmesi veya uygun teknoloji varsa infrared kamera sistemi yardımıyla kasık bölgesinde ki rahmin yayıldığı sadece ilk lenf bezlerinin yani sentinel lenf nodlarının değerlendirilmesi şeklinde olabilmektedir. Günümüzde tercih edilen yöntem uygun altyapı ve bu konuda deneyimli Jinekolojik Onkoloji uzmanı varlığında sentinel lenf nodu yapılması şeklindedir. Omentum ise bağırsakları örten ve karın içerisinde enfeksiyon ve benzeri durumlarda yayılımı sınırlandıran yağ ağrılıklı bir yapıdır. Eğer ameliyat içerisinde bağırsaklara da yayılım varsa bağırsakların bir kısmın alınması gerekebilmektedir. Bağırsaklara yayılım Rahim kanserinde nadiren gelişen bir durumdur ve bağırsağın geçiçi veya kalıcı karın cildine ağızlaştırılması (ostomi) ise çok çok nadiren gerekmektedir.
Ameliyat sonrası ameliyatın kapalı ya da açık olması, ameliyatın kapsamı, hastanın eşlik eden hastalıkları gibi durumlara göre eğer komplikasyon ortaya çıkmazsa, hasta 1 ile 5 gün arasında hastanede izlenmektedir. Bu süreçte hastanın erken yürümesi, nefes egzersizleri, ve erken beslenmesi (buna engel bağırsak alınması gibi bir durum yoksa) iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.
PATOLOJİ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Alınan organlar kanser yayılımı açısından tekrar patolog tarafından incelenmektedir. Patoloji sonuçları genellikle 1-2 hafta arasında raporlanmaktadır. Raporlandığında tekrar doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Bu sonuclara göre ek tedavi alıp almayacağınızın kararı verilmektedir. Radyoterapi denilen ve Radyasyon Onkolojisi bölümü doktorları tarafından uygulanan vajinaya brakiterapi ya da karın ve kasık bölgesine dıştan Işın tedavisi uygulanabilmektedir. Tümörün alt tipine (Grade3, Seröz tip, Berrak hücreli tip…) ve yayılım durumuna göre bazen kemoterapi de gerekebilmektedir.
TABURCULUK SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Ameliyat sonrası ilk 1 ay, taburculuk sonrası reçete edilen kan sulandırıcı iğnenin ciltaltına yapılır. Kanser ameliyatları sonrası bacaklarda pıhtı oluşumu ve akciğerlere pıhtı (emboli) atması riski daha fazla olduğu için engel bir durum yoksa uygulanması gerekmektedir.
Ameliyat sonrası taburculuk sonrası genellikle 10 ile 14.günlerde dikişler bu tarihte ki doktor kontrolünüzde alınmaktadır.
Bu süreçte banyo,yara bölgesi ovalanmadan yapılabilir. Katlantı yerlerinin ıslak kalmamasına dikkat edilmelidir.
İlk bir ay kabız olmaktan kaçınmak için bol su içilmesi ve sebze ile protein ağırlıklı (et,tavuk, balık, yumurta,yoğurt, hazım problemi yoksa süt) beslenme yapılması daha uygundur. Ayrıca idrar torbasının çok fazla sıkışmasına neden olmadan sık aralıklarla ıkınmadan tuvalet yapılması uygundur.
Cinsel ilişkiden ilk 6 hafta kaçınılması gerekmektedir.
Lenf bezleri geleneksel pelvik ve paraaortik tümüyle alınan hastalarda uzun dönemde vücut lenf sıvısı dolaşımı etkilendiği için bacaklarda şişkinlik gibi yakınmalar ne yazık ki ortaya çıkabilmektedir. Haftada 3 gün en az 40 dakika süren hafif egzersiz (yürüyüş gibi) ve bacakların otururken yüksekte tutulması önerilmektedir.
Ayrıca Rahim kanserinde obezite önemli bir risk faktörü olduğu için uzun dönemde kilo verilmesi mutlaka önerilmektedir. Karbonhidrat ağırlıklı beslenmekten kaçınılması ve düzenli egzersiz uzun dönem sonuçları iyileştirmektedir.
Kanser ameliyatı sonrası dikişlerin kontrol edildiği genellikle taburculuktan 10 gün sonra olan ilk muayne ve patoloji sonuçlarının değerlendirildiği (Kemoterapi ve Radyoterapi gereksinimi kararının verildiği ) 3 ile 4.hafta da ki ikinci muayne sonrası belli aralıklarla kontroller devam etmektedir. ilk 2 sene 3ay da bir sonra ki 3 sene 6 ayda bir muayne ve uygun aralıklarla tomografi kontrolünün yapılması gerekmektedir. İlk 5yıl sonrasında eğer herhangi bir yakınma yoksa senelik muayneler ve ultrasonografi ile değerlendirme yeterli olmaktadır.
Sağlıcakla kalın.
Doc. Dr. Mehmet Bayrak
Jinekolojik Onkoloji Uzmanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı



Yorumlar